Hızlı Özet İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık kararıyla birlikte velayeti kendisine verilmeyen eşin, ortak çocuğun bakım, eğitim ve diğer giderlerine mali gücüyle orantılı olarak her ay peşin yaptığı katkıdır (TMK m. 182). Bu nafaka türünde eşlerin kusur durumunun hiçbir önemi bulunmamakta; yükümlülük velayet hakkından değil, bizzat anne-baba olmaktan kaynaklanmaktadır. Nafaka miktarının belirlenmesinde sabit bir hesap formülü yer almamakta; mahkeme, çocuğun yaşam giderlerini, tarafların ekonomik ve sosyal koşullarını ile hakkaniyeti birlikte değerlendirerek takdir yetkisini serbestçe kullanmaktadır. İştirak nafakası kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkeme tarafından re'sen de hükmedilmesi mümkündür. Çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla nafaka kendiliğinden sona ermekte; eğitimine devam eden ergin çocuk için ise ayrıca yardım nafakası talep edilebilmektedir. Koşulların değişmesi halinde artırım veya azaltım davası açılabilmekte; ödenmeyen nafakalar için maaş haczi, emekli maaşı haczi ve üç aya kadar tazyik hapsi uygulanabilmektedir. |
İştirak Nafakası Nedir?
Türk Medeni
Kanunu'nun (TMK) 182. maddesi, boşanma veya ayrılık kararının ardından velayeti
kendisine verilmeyen eşin, ortak çocuğun bakım, eğitim ile diğer giderlerine
mali gücüyle orantılı olarak aylık katkıda bulunmasını zorunlu kılmaktadır. Bu
katkı iştirak nafakası olarak adlandırılmaktadır. Söz konusu yükümlülüğün
temeli velayet hakkı değil, doğrudan anne-baba olmaktan doğan sorumluluktur;
dolayısıyla velayeti bulunmayan ebeveyn hiçbir koşulda bu yükümlülükten
kurtulamamaktadır.
İştirak
nafakası, Anayasa'nın 41. maddesiyle güvence altına alınan çocuğun temel hakkı
niteliğini taşımakta; salt bir ödeme yükümlülüğü olarak değil, çocuğun evlilik
birliği dışındaki yaşam koşullarında maddi sıkıntıya düşmesini önlemeye yönelik
bir kamu düzeni güvencesi olarak değerlendirilmektedir. Bu özelliği nedeniyle
nafaka alacağı üçüncü kişilere devredilemez, nafaka borçlusu tarafından tek
taraflı olarak takas konusu yapılamaz, ilama dayalı olanlar haczedilemez ve hak
sahibinin ölümüyle ileriye dönük olarak sona erer.
Nafaka
Miktarı Nasıl Belirlenir?
İştirak
nafakasında miktar takdiri TMK m. 330 çerçevesinde şekillenmektedir. Kanunda
sabit bir hesap formülüne veya hesaplamasına yer verilmemiş olup değerlendirme bütünüyle somut
olayın koşullarına göre yapılmaktadır. Aile mahkemesi; çocuğun giderleri,
tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile çocuğun kendi gelirleri gibi unsurları
birlikte dikkate alarak hakkaniyete uygun bir miktara hükmetmektedir.
Çocuğun
Giderleri
Mahkeme,
çocuğun tüm yaşam giderlerini tek bir nafaka kalemine dahil etmek durumundadır.
Bu giderler; beslenme, giyim, barınma (kira veya yurt bedeli), sağlık, eğitim ve öğretim (özel okul,
kırtasiye, servis), kişisel gelişim ve dinlenme (müzik kursu, spor, tatil) ile
harçlık ve ulaşım kalemlerinden oluşmaktadır. Çocuğun giderleri kalemler
halinde ayrı ayrı hüküm konusu yapılamamakta; 'servis ücreti davalı tarafından
ayrıca ödenecektir' gibi ilamın ifazı kabiliyeti bulunmayan hükümler üst derece mahkeme kararlarına göre bozulmaktadır. Benzer şekilde iştirak nafakasından bağımsız olarak
dershane, okul kıyafeti veya özel kurs giderleri gibi ayrı edim yükümlülüklerine
de hükmedilemez.
Tek Nafaka Miktarı İlkesi Yargıtay'ın
yerleşik uygulamasına göre çocuğun tüm giderleri ayrı kalemler halinde değil,
tek bir nafaka miktarı içinde karşılanmalıdır. "Müşterek çocuğun servis
ücreti davalı tarafından ödenecektir" biçimindeki hükümler infaz
kabiliyeti taşımadığından bozma sebebi oluşturmaktadır. (Yargıtay HGK E.
2017/2-1894 K. 2019/918) |
Tarafların
Ekonomik ve Sosyal Durumu
Nafaka
yükümlüsünün tüm gelir kaynakları, malvarlığı ve bakmakla yükümlü olduğu diğer
kişiler değerlendirme kapsamına alınmaktadır. Yoksulluk nafakası alan tarafın
iştirak nafakası ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Çalışabilecek durumda
olmasına karşın kendi iradesiyle çalışmayan taraf için mahkeme, tahsili ve
yaşı esas alınarak olası kazancı üzerinden nafaka takdir etmektedir. Kira
gelirleri veya aile şirketleri aracılığıyla sağlanan örtülü menfaatler gibi
olgular, davanın seyrini doğrudan etkileyen delil niteliğinde olmakla beraber; bu nedenle
tarafların gerçek ekonomik durumunun mahkemeye eksiksiz beyan edilmesi kritik
önem taşımaktadır.
Velayet hakkı
sahibinin ekonomik gücü de mahkeme tarafından hesaba katılmaktadır; zira
velayeti bulunan taraf da çocuğun bakım giderlerine katkıda bulunmakla
yükümlüdür. Bununla birlikte velayet sahibinin durumunun iyi olması, diğer
tarafın iştirak nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.
Mahkemenin
Takdir Yetkisi ve Taleple Bağlılık
Mahkeme
nafakayı TMK m. 4 uyarınca hakkaniyete uygun ve serbestçe takdir etmektedir.
Birden fazla çocuk söz konusu olduğunda her çocuk için ayrı ayrı nafaka
miktarına karar verilmesi zorunludur; toplam bir miktara hükmedilemez.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre boşanma davasında talep edilen miktarın
aşılarak iştirak nafakasına hükmedilemez; ancak bu ilkenin iştirak nafakasının
kamu düzeniyle ilgili niteliğiyle bağdaşmadığına ilişkin doktrin görüşleri de
sürmektedir. Nafaka yükümlüsünün kabul ettiği miktarın altında bir nafakaya
karar verilmesi ise hiçbir koşulda mümkün değildir.
Talep üzerine mahkeme, tarafların sosyal ve mali durumlarını göz önüne alarak sonraki yıllar için uygulanacak artış oranını genellikle TÜİK tarafından her yıl yayımlanan ÜFE değerini hükümde belirleyebilmektedir. Bu düzenleme, nafaka alacaklısını her yıl dava açmak külfetinden korumaktadır. Ayrıca Aile mahkemelerinin iş yükünün azaltılmasına da katkıda bulunmaktadır.
Nafaka
Artırılabilir mi? Azaltılabilir mi?
Boşanma
kararının çocuklara ilişkin hükümleri maddi anlamda kesin hüküm
oluşturmamaktadır. TMK m. 331 uyarınca değişen koşullar, iştirak nafakasının
artırılmasını, azaltılmasını veya tamamen kaldırılmasını mümkün kılmaktadır.
Yeni miktarın geçerliliği dava tarihinden itibaren başladığından, artırım ya da
azaltım davası açılırken zamanlama stratejisi büyük önem taşımaktadır.
Artırım
Çocuğun artan
sağlık veya eğitim giderleri, nafaka yükümlüsünün gelirindeki kayda değer artış
ya da süregelen enflasyon ve yaşam koşullarındaki değişimler nafaka artırımı
için yeterli zemin oluşturmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihadına
göre artırım için olağanüstü bir değişiklik şartı aranmamakta; enflasyon ve
çocuğun büyümesi hayatın olağan akışı olarak kabul edilerek ÜFE oranında
artırıma karar verilmektedir. Nafakanın hükmedildiği tarihten bu yana uzun süre
artırım yapılamamış ve çocuğun ihtiyaçları köklü biçimde değişmişse mahkeme ÜFE
oranına bağlı kalmaksızın hakkaniyete uygun bir miktara hükmetmektedir.
ÜFE Artırımı ve Eşiği Aşan Durumlar Mahkeme
kararında artış oranı belirlenmişse (ÜFE) nafaka, kararın kesinleşmesini izleyen
yıldan itibaren ÜFE oranında otomatik artar. Ancak bu artışın çocuğun fiili
ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığı durumlarda, örneğin uzun süre
artırım yapılamamışsa veya özel eğitim/sağlık giderleri belirgin biçimde
artmışsa, ÜFE oranına bağlı kalınmaksızın ayrı bir artırım davası açılabilmektedir. |
Azaltım
Nafaka
yükümlüsünün gelirindeki ciddi ve kanıtlanmış düşüş (hastalık, kalıcı iş kaybı
gibi), çocuğun kendi gelirinin belirgin biçimde artması ya da velayetin
değişmesi azaltıma dayanak oluşturabilmektedir. Ancak kendi kusuruyla zor
duruma düşen tarafın azaltım talebi mahkemelerce reddedilebilmektedir; örnek vermek gerekirse işten kendi
iradesiyle ayrılmak ya da emekliye ayrılmak tek başına azaltım gerekçesi
sayılmamaktadır.
|
Anlaşmalı
Boşanma Sonrası Azaltım Anlaşmalı
boşanma protokolünde kararlaştırılan iştirak nafakasının azaltılabilmesi için
olağanüstü değişikliklerin gerçekleşmesi aranmaktadır. Boşanmanın hızlıca
sonuçlanması amacıyla yüksek nafakayı kabul eden tarafın kısa süre içinde
azaltım talebinde bulunması, iyiniyet kurallarına ve sözleşmeye bağlılık
ilkesine aykırılık teşkil edebilir. |
İştirak
Nafakası Ne Zaman Sona Erer?
İştirak
nafakası aşağıdaki hallerde mahkeme kararına gerek kalmaksızın kendiliğinden
sona ermektedir: çocuğun 18 yaşını doldurması (doğal erginlik), 17 yaşını
tamamlamış çocuğun evlenmesi yoluyla erginlik, 15 yaşını doldurmuş küçüğün
mahkemece ergin kılınması, nafaka yükümlüsü veya alacaklısının ya da çocuğun
ölümü ile gaiplik kararı ve çocuğun evlat edinilmesi. Velayetin nafaka
yükümlüsüne geçmesi halinde de mevcut nafaka hükmü sona ermekte; yeni velayet
düzenlemesiyle birlikte nafakanın yeniden belirlenmesi gündeme gelmektedir.
Erginlikten
Sonra Eğitime Devam Eden Çocuk
TMK m. 328/2
uyarınca ergin çocuğun eğitimine devam etmesi halinde anne ve babanın bakım
yükümlülüğü eğitim sona erene dek sürmektedir. Ne var ki bu noktadan itibaren
talep edilebilecek nafakanın hukuki niteliği iştirak nafakası olmayıp yardım
nafakasıdır; ayrıca bu talep ergin olan çocuğun bizzat kendisi tarafından ileri
sürülmesi gerekmektedir. Lise, üniversite ve yükseköğretime hazırlık süreci bu
kapsama girmekte; yüksek lisans programları da büyük ölçüde kabul görmekte;
doktora programları ise kural olarak kapsam dışında tutulmaktadır.
İştirak
Nafakası Ödenmezse Ne Olur?
İcra
Takibi ve Maaş Haczi
Elinde nafaka ilamı bulunan alacaklı, icra dairesine başvurabilmektedir. Nafaka davalarında ilamın kesinleşmesi beklenmeksizin ilamlı icra takibi başlatılabilmektedir.
Tazyik
Hapsi (İİK m. 344)
Nafaka ilamını
yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikayeti üzerine üç aya kadar
tazyik hapsi kararı verilebilmektedir. Tazyik hapsi bir ceza yaptırımı değil,
borçluyu ödemeye zorlamaya yönelik bir icra tedbiridir; ödeme gerçekleştiği
anda serbest bırakılma imkanı doğmaktadır. İİK m. 344 uyarınca tazyik hapsine
karar vermeye görevli mahkeme icra ceza mahkemesidir. Şikayet hakkı üç aylık süreye
tabidir.
Dava
Nerede ve Ne Zaman Açılır?
İştirak
nafakası davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi; aile mahkemesi bulunmayan
yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'dir.
Sıkça
Sorulan Sorular
Velayetim olmasa da
çocuğum için nafaka alabilir miyim?
Evet. Çocuğa fiilen bakan tarafın nafaka talep etme hakkı bulunmaktadır. Velayet hakkına sahip olmak, iştirak nafakası talep edebilmek için zorunlu koşul değildir; yargılamada belirleyici olan çocuğa fiilen kimin baktığıdır.
Nafaka borçlusu yurt
dışında yaşıyorsa ne yapabilirim?
Türk mahkemelerinde nafaka ilamı alınabilmektedir.
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası ikili sözleşmeler ve 2007 tarihli
Hükümler Sözleşmesi çerçevesinde ilgili ülkelerde tenfiz süreci
yürütülebilmektedir.
Boşanmadan önce de nafaka
talep edebilir miyim?
Boşanma davası sürecinde çocuk için tedbir nafakası talep
edilebilmektedir. Boşanma kararının kesinleşmesiyle tedbir nafakası
kendiliğinden sona ermekte; hükümdeki iştirak nafakası ise bu tarihten itibaren
işlemeye başlamaktadır.
Nafaka miktarı yetersiz
kalırsa ne yapabilirim?
Koşulların değişmesi halinde nafaka artırım davası
açılabilmektedir. Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihadlarına göre enflasyon ve
çocuğun büyümesi tek başına artırım için yeterli sayılmaktadır.
Çocuğum 18 yaşını
doldurdu ama üniversitede okuyor; nafaka devam eder mi?
İştirak nafakası çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla
kendiliğinden sona ermektedir. Ancak eğitimine devam eden ergin çocuk, bizzat
kendi adına anne veya babasından yardım nafakası talep edebilmektedir. Lise,
üniversite ve yüksek lisans programları genellikle bu kapsamında değerlendirilmektedir. Velayet ve nafaka konusundaki
diğer önemli bilgiler için Vista Hukuk Bürosu'nun Velayet Davası sayfasını
inceleyebilirsiniz.
Nafaka yükümlüsü işsizse
de nafaka ödemek zorunda mı?
Nafaka yükümlüsünün işsiz olması veya yalnızca asgari ücretle çalışıyor olması, iştirak nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Mahkeme, asgari yaşam standartlarını koruyacak bir düzeyde de olsa çocuğun bakımına katkıda bulunulmasını zorunlu görmektedir.
Vista Hukuk Bürosu Ankara Avukatlık Ofisi İletişim Bilgileri 📞 +90 312 911 69 59 | 📍 Kızılay, Çankaya / Ankara | 🌐 vistahukuk.com |
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olaylar için karar vermeden önce bir avukat görüşü alınması önerilir.

Yorumlar