Türk Vatandaşlığından İzinle Çıkma ve Mavi Kart
|
Hızlı
Özet 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 25 ila
28’inci maddeleri, izinle çıkma kurumunu ve Mavi Kart statüsünü kapsamlı
biçimde düzenlemektedir. İzinle çıkma; İçişleri Bakanlığı’nın kararına bağlı,
kanunda öngörülen koşulların varlığı halinde başvurulabilen iradi bir
vatandaşlık kaybı yoludur. Bu yolla vatandaşlığını kaybeden kişilere
talepleri üzerine Mavi Kart düzenlenmekte; bu kart aracılığıyla kanunda
sayılan istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen
yararlanmaya devam edilmektedir. Söz konusu haklar Türkiye’de ikamet,
çalışma, taşınmaz edinme, miras ve sosyal güvenlik alanlarını kapsamaktadır.
Altsoylar da üçüncü dereceye kadar bu statüden yararlanabilmektedir. Bu
yazıda izinle çıkmanın yasal koşulları, başvuru usulü, Mavi Kart statüsünün
kapsamı ve sağlanan haklar ile yurt dışı hizmet borçlanması mekanizması
bütüncül biçimde ele alınmaktadır. |
Yurt dışında ikamet eden vatandaşlarımızın bir bölümü, istihdam, eğitim
veya sosyal katılım gibi çeşitli kişisel ve mesleki gerekçelerle bulundukları
ülkenin vatandaşlığını kazanmak istemektedir. Bu süreçte ikamet ettikleri
devletin iç hukuk düzenlemelerinin koşulladığı durumlarda söz konusu kişiler,
doğumla kazanılmış Türk vatandaşlık bağını sona erdirmek zorunda
kalabilmektedir. Hukuk sistemimiz bu gerçekliği göz önünde bulundurarak izinle
çıkma kurumunu düzenlemiş; doğumla Türk vatandaşı olup bu yolla vatandaşlığını
kaybedenlere yönelik özel bir statü oluşturulmuştur.
Mavi Kart statüsü, kanunda öngörülen istisnalar dışında Türk
vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanılmaya devam edilmesini mümkün
kılmaktadır. Aşağıdaki bölümlerde izinle çıkmanın hukuki çerçevesi, Mavi Kart
statüsünün kapsamı ve uygulamaya yönelik bilgiler güncel mevzuat ışığında ele
alınmaktadır.
Türk Vatandaşlığından İzinle Çıkma nedir?
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 25 ila 28’inci maddelerinde
düzenlenen izinle çıkma, doğumla Türk vatandaşı olan kişinin kendi iradesiyle
İçişleri Bakanlığı’na başvurarak ve kanunda aranan koşulları sağlayarak Türk
vatandaşlık bağını sona erdirmesine imkân tanıyan bir yoldur. İzinle çıkma;
kaybettirme (TVK m. 29), vatandaşlığın iptali (TVK m. 31) ve seçme hakkıyla
vatandaşlıktan ayrılma (TVK m. 34) gibi diğer vatandaşlık kaybı hallerinden
ayrılmaktadır; izinle vatandaşlıktan çıkma yolunda kişinin talebi ve idarenin
onayı birlikte sonuç doğurmaktadır.
Çıkma izni verilmesi tek başına vatandaşlık kaybını
gerçekleştirmemektedir. Kişinin yabancı devlet vatandaşlığını fiilen kazanması
ve bunu belgelemesi üzerine düzenlenen çıkma belgesiyle vatandaşlık bağı sona
ermektedir. Bu çerçevede kanun, kişinin vatansız kalmasını önlemeye yönelik iki
aşamalı bir süreç öngörmüştür.
İzinle çıkmanın şartları
5901 sayılı Kanun’un 25’inci maddesi uyarınca izinle çıkma başvurusunda
bulunulabilmesi için dört koşulun birlikte sağlanmış olması aranmaktadır. İlk
koşul erginlik ve ayırt etme gücüne sahip olmaktır. Küçükler, erginlik koşulunu
karşılamadıklarından kural olarak kendi başlarına bu başvuruyu yapamazlar.
İkinci koşul, yabancı bir devlet vatandaşlığının kazanılmış olması ya da
kazanılacağına ilişkin inandırıcı belirtilerin bulunmasıdır. Bu koşul,
vatansızlığın önlenmesi ilkesinin usul hukukuna yansımasıdır. Yabancı devlet
makamınca düzenlenen vatandaşlığa alınma güvencesi belgesi uygulamada bu
koşulun ispatında esas alınmaktadır.
Üçüncü koşul, kişinin herhangi bir suç veya askerlik hizmeti nedeniyle
arananlar arasında bulunmamasıdır. Dördüncü koşul ise hakkında mali ya da cezai
bir tahdidin mevcut olmamasıdır; vergi borcu, yurt dışı çıkış yasağı veya
infazı bekleyen bir hapis cezası izin verilmesine engel oluşturabilmektedir.
Sayılan dört koşulun birlikte gerçekleşmesi aranmakta; idare, bu koşulların
varlığını re’sen araştırmakta ve gerektiğinde ilgili kurumlardan görüş
almaktadır.
Başvuru süreci ve usul
İzinle çıkma başvurusuna ilişkin usul 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı
Kanun’un 37’nci maddesi ile Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin
Yönetmelik’in 42 ila 46’ncı maddelerinde düzenlenmiştir. Başvuru yurt içinde
ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise Türk dış temsilciliklerine
yapılmaktadır. Vatandaşlık kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak niteliği
taşıdığından başvurunun bizzat ya da özel vekaletname ile yapılması zorunludur;
posta yoluyla yapılan başvurular kabul edilmemektedir.
Başvuru dosyasında kimlik belgesi, yabancı devlet vatandaşlığının
kazanıldığını ya da kazanılacağını kanıtlayan belge ile eş ve küçük çocuklara
ilişkin muvafakatname (gerekiyorsa) yer almaktadır. Dosya önce il nüfus ve
vatandaşlık müdürlüğünce incelenmekte, ardından İçişleri Bakanlığı Nüfus ve
Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne iletilmektedir.
İçişleri Bakanlığı başvuruyu değerlendirir ve şartları taşıyan kişilere
iki aşamalı bir belge sistemi uygular. Önce Çıkma İzin Belgesi verilir;
bu belge iki yıl süreyle geçerlidir ve kişinin yabancı devlet vatandaşlığını bu
süre içinde kazanması beklenir. Yabancı devlet vatandaşlığı kazanıldığı
ispatlandığında Çıkma Belgesi düzenlenmekte ve vatandaşlık kaybı bu
belgenin teslim alındığı tarihte hukuken gerçekleşmektedir. Çıkma izninin
verilmesi süreç boyunca kişiyi Türk vatandaşı saymaya devam ettiğinden, henüz
çıkma belgesi teslim edilmemiş iken kişinin her iki devletin vatandaşlığını
birlikte taşıdığı kısa bir dönem oluşabilmektedir.
İzinle çıkma uygulamasının yaygınlaşmasında yabancı devletlerin tek
vatandaşlık ilkesini benimsemiş olması belirleyici bir etken olmuştur. Bu
devletlerin vatandaşlığını kazanmak isteyen Türk vatandaşları, söz konusu
ülkelerin iç hukuk koşulları nedeniyle Türk vatandaşlık bağını sona erdirmek
zorunda kalabilmektedir. Kanun koyucu bu gerçekliği göz önünde bulundurarak
izinle çıkma kurumunu ve buna bağlı Mavi Kart statüsünü ihdas etmiştir.
İzinle çıkmanın hukuki sonuçları
Çıkma belgesinin teslim alınmasıyla birlikte Türk vatandaşlık bağı sona
ermekte ve bir dizi hukuki sonuç kendiliğinden doğmaktadır. Nüfus aile
kütüklerindeki kayıt kapatılmakta, kişi talep etmesi halinde Mavi Kartlılar
Kütüğü’ne aktarılmaktadır. Vatandaşlık kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak
niteliği taşıdığından, eşlerden birinin çıkması diğer eşin vatandaşlığını kural
olarak etkilememektedir. 2019 yılında 7196 sayılı Kanun ile yapılan
değişiklikle her iki ebeveynin birlikte izinle çıkması halinde çocuğun vatandaşlığının
da kendiliğinden sona ereceğine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmıştır.
İzinle çıkmanın temel güvencelerinden biri, vatansızlık sonucu doğuracak
hallerde iznin verilmemesidir. Kişi yabancı devlet vatandaşlığını kazanamamış
ya da kazanılacağına ilişkin belge sunamamammışsa, Türk vatandaşlığı idare
tarafından sona erdirilmemektedir. Bu güvence, 1961 tarihli Vatansızlığın
Azaltılmasına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ile de uyum içindedir.
Vatandaşlık bağının sona ermesi, ilgili kişinin Türkiye ile hukuki ilişkisini
tümüyle kesmemekte; izinle çıkma yoluyla vatandaşlığını kaybedenlere Mavi Kart
statüsü aracılığıyla özel ve ayrıcalıklı bir hukuki rejim tanınmaktadır.
Mavi Kart nedir ve kimlere verilir?
Mavi Kart, 5901 sayılı Kanun’un 28’inci maddesiyle düzenlenen özel
statülü bir belgedir. Doğumla Türk vatandaşı olup izinle çıkma yoluyla
vatandaşlığını kaybedenler ve üçüncü dereceye kadar olan altsoyları talepleri
halinde bu belge aracılığıyla kayıt altına alınmakta ve maddede düzenlenen
haklardan yararlanmaları sağlanmaktadır. Kart 210 sayılı Değerli Kağıtlar
Kanunu kapsamında değerli kağıt niteliği taşımakta; yurt içinde belirlenen
bedel üzerinden, yurt dışı temsilciliklerinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası efektif alış kuru üzerinden yabancı para cinsinden tahsil edilmektedir.
|
2026
Mavi Kart Bedeli: 220 TL 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu
kapsamında belirlenen Mavi Kart bedeli 2025 yılı için 185 Türk lirası, 2026
yılı için 220 Türk lirasıdır. Başvuru yurt içinde ilçe nüfus müdürlüklerine,
yurt dışında Türk dış temsilciliklerine şahsen yapılır. Başvuru dosyasında
imzalı dilekçe, iki adet biyometrik fotoğraf, yabancı devlet kimlik belgesi
veya pasaportu, çıkma belgesi (sistemde kayıtlı değilse) ve bedelin
yatırıldığına dair dekont yer alır. |
Mavi Kart başvurusu e-Devlet üzerinden yapılamamakla birlikte, kart
sahipleri nüfus kayıt örneği, kimlik doğrulama, SGK ve tapu işlemleri başta
olmak üzere pek çok kamu hizmetine e-Devlet Kapısı aracılığıyla
erişebilmektedir. Kimlik numarası bakımından uygulamada iki farklı durum söz
konusu olmaktadır: doğumla Türk vatandaşı olup izinle çıkma yoluyla ayrılanlar
çoğunlukla mevcut on bir haneli T.C. kimlik numaralarını korunmaktadır, altsoy
için ise 99 ile başlayan yabancı kimlik numarası tahsis edilmektedir. Bu ayrım
sosyal güvenlik ve bankacılık işlemlerinde zaman zaman karışıklığa yol
açabildiğinden ilgililerin dikkat etmesi önem taşımaktadır.
Mavi Kart sahiplerinin Türkiye’deki hakları
5901 sayılı Kanun’un 28’inci maddesi uyarınca mavi kartlılara, kanunda
sayılan istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen
yararlanmaları imkânı tanınmaktadır. Haklardan yararlanma kural; yararlanamama
ise yalnızca kanunda açıkça sayılan haller için söz konusu olan istisnadır.
İkamet bakımından mavi kartlılar, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası
Koruma Kanunu’nun 20’nci maddesinin (f) bendi uyarınca ikamet izninden muaf
tutulmaktadır; aynı Kanun’un 12’nci maddesinin (ç) bendi çerçevesinde
Türkiye’ye vizesiz giriş yapılabilmektedir. Çalışma hakkı açısından 6735 sayılı
Uluslararası İşgücü Kanunu’nun 6’ncı maddesinin dördüncü fıkrası mavi
kartlıları çalışma izninden muaf tutmaktadır; bu nedenle çalışma izni
alınmaksızın Türkiye’de çalışılabilmektedir.
Taşınmaz edinme bakımından Tapu Kanunu’nun 35’inci maddesindeki
yabancılara özgü sınırlamalar mavi kartlılar hakkında uygulanmamakta; miras
yoluyla intikal işlemleri de Türk vatandaşlarıyla aynı usule tabi
tutulmaktadır. Eğitim alanında yabancı öğrenci kontenjanından
yararlanılabilmekte, sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış haklar saklı
tutulmakta ve 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı hizmet borçlanmasından
yararlanılabilmektedir. Kamu kurumlarında ise kadrolu memur statüsü dışında
işçi, geçici personel veya sözleşmeli personel olarak istihdam
edilebilmektedir.
Mesleki faaliyet bakımından özel kanunlardaki Türk vatandaşlığı
koşulları, 5901 sayılı Kanun’un 28’inci maddesi kapsamında değerlendirilmekte;
kadroya dayalı asli ve sürekli kamu hizmetleri bu değerlendirmenin dışında
kalmaktadır. Konuya ilişkin örneklere bir sonraki başlık altında yer
verilmektedir.
Mavi kartlıların yararlanamayacağı haklar
5901 sayılı Kanun’un 28’inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında
dört kategoride istisna öngörülmektedir. Seçme ve seçilme hakkı mavi kartlılara
tanınmamakta; oy kullanma ve seçimlerde aday olma mümkün bulunmamaktadır.
Muafen araç veya ev eşyası ithal etme kolaylığı yalnızca Türk vatandaşlarına
özgü olup mavi kartlılar bu imkândan yararlanamamaktadır. Askerlik hizmeti
yükümlülüğü mavi kartlılar bakımından doğmamaktadır; bu durum bir hak kaybı
değil, tersine bir yükümlülük muafiyeti niteliği taşımaktadır. Son olarak
kadroya dayalı ve kamu hukuku rejimine tabi asli ve sürekli kamu hizmetinde
bulunulamamaktadır; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu anlamında memur, 2802
sayılı Kanun anlamında hakim veya savcı meslek gruplarında çalışamamaktadır.
Mesleki faaliyet alanında belirleyici olan genel ilke şudur: özel
kanunlardaki Türk vatandaşlığı koşulu, kadroya dayalı asli ve sürekli kamu
hizmetleri dışında mavi kartlılar yönünden aranmamaktadır. Bu çerçevede
avukatlık, eczacılık, mali müşavirlik ve arabuluculuk gibi meslekler izinle
çıkma yoluyla vatandaşlığını kaybedenlerce icra edilebilmektedir; Adalet
Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü avukatlık konusunda bu yönde açık görüş
bildirmektedir. Buna karşılık noterlik, hakim ve savcılık gibi kamu hizmeti
niteliği taşıyan meslekler bu kapsamın dışında kalmakta; söz konusu görevler
mavi kartlılar tarafından üstlenilemez.
Yurt dışı hizmet borçlanması ve emeklilik
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen
Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun,
izinle çıkma yoluyla vatandaşlığını kaybedenleri doğrudan kapsam dahilinde
saymaktadır. Bu düzenleme uyarınca 18 yaşın doldurulmasından sonra yurt dışında
Türk vatandaşı olarak geçirilen sigortalılık süreleri, bir yıla kadar olan
işsizlik süreleri ve ev kadını olarak geçen süreler borçlanılabilmektedir.
Borçlanılan süreler Türkiye’de geçmiş hizmet olarak değerlendirilmekte ve Türk
mevzuatı kapsamında emeklilik hakkına esas oluşturmaktadır.
|
Borçlanma
Taban Tutarı Günlük borçlanma tutarı, 5510 sayılı
Kanun’un 82’nci maddesindeki prime esas günlük kazanç alt sınırının yüzde
45’i üzerinden hesaplanır. Bu oran 2019 yılında 7186 sayılı Kanun ile yüzde
32’den yüzde 45’e çıkarılmıştır. Sigortalı dilerse bu tabanın yedi buçuk katına kadar üst
sınırda da borçlanma yapabilir. Tahakkuk ettirilen borcun tebliğ tarihinden
itibaren üç ay içinde ödenmesi gerekir. |
|
Kesin
Dönüş Şartının İhlali Kesin dönüş sonrasında yurt dışında
yeniden çalışmaya başlanması, ticari faaliyet yürütülmesi veya ikamete dayalı
sosyal yardım ya da işsizlik ödeneği alınması, bağlanmış emekli aylığının
kesilmesine yol açabilmektedir. Aylığın kesilmesi, fazla ödenen tutarın yasal
faiziyle geri istenmesi sonucunu da doğurabilmektedir |
SGK’nın yurt dışı borçlanmasına ilişkin güncel uygulama genelgeleri,
tahakkuk hesaplamaları ve ödeme koşulları bakımından belirleyici rehber
niteliği taşımaktadır.
Yeniden vatandaşlığa alınma
5901 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesi uyarınca izinle çıkma yoluyla
vatandaşlığını kaybetmiş olmak kalıcı bir engel teşkil etmemektedir. Milli
güvenlik bakımından engel bulunmaması koşuluyla, ilgili kişiler Türkiye’de
ikamet süresine bakılmaksızın İçişleri Bakanlığı kararıyla yeniden Türk
vatandaşlığına alınabilmektedir. Başvuru yurt içinde valiliklere, yurt dışında
Türk dış temsilciliklerine yapılmaktadır. Yeniden vatandaşlığa alınma kişi
bakımından olduğu gibi, belirli koşulların varlığı halinde eş ve küçük çocuklar
bakımından da talep edilebilmektedir.
Yeniden vatandaşlığa alınma yolunun pratik önemi, ilgili kişilerin
yabancı devlet vatandaşlıklarını koruyup koruyamayacağı sorusuna bağlıdır.
Sonuç
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, doğumla Türk vatandaşlığını kazanmış olup izinle çıkma yoluyla bu statüyü kaybeden kişiler ve altsoyları için kapsamlı bir koruma rejimi oluşturmaktadır. İzinle çıkma, katı usul kurallarına bağlı ve idarenin onayına tabi iradi bir vatandaşlık kaybı yoludur; çıkma belgesinin teslimi ile hukuken tamamlanmaktadır. Bu aşamadan itibaren Mavi Kart statüsü devreye girmekte ve kanunda sayılan istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanma imkânı kesintisiz sürmektedir.
Mavi Kart, ikamet, çalışma, taşınmaz edinme, eğitim ve sosyal güvenlik alanlarında Türk vatandaşlarıyla büyük ölçüde eşit bir hukuki konum sağlamaktadır. 3201 sayılı Kanun kapsamındaki yurt dışı hizmet borçlanması mekanizması ise bu kişilerin yurt dışında geçirdikleri çalışma sürelerini Türkiye’deki emeklilik haklarına dönüştürebilmelerine imkân tanımaktadır. Yeniden vatandaşlığa alınma yolu da her zaman açık tutulmakta; milli güvenlik bakımından engel bulunmayan kişiler Türkiye’de ikamet süresine bakılmaksızın bu haktan yararlanabilmektedir.
Vatandaşlık, ikamet, çalışma, mülkiyet edinme, sosyal güvenlik ve kamu hizmetlerine erişim gibi pek çok alanda somut sonuçlar doğuran temel bir hukuki statüdür. Türk vatandaşlığından izinle çıkma, Mavi Kart başvurusu ya da yeniden vatandaşlığa alınma süreçleri; her somut olayın kendine özgü koşulları barındırması nedeniyle titizlikle değerlendirilmesi gereken hukuki işlemlerdir.
Sıkça sorulan sorular
İzinle çıkma başvurusu ne kadar sürede
sonuçlanır?
İzinle çıkma başvurusu İçişleri Bakanlığınca incelenmekte; dosyanın
eksiksizliğine ve başvuru yoğunluğuna bağlı olarak süreç birkaç aydan bir yıla
kadar uzayabilmektedir. Çıkma izin belgesi düzenlendikten sonra yabancı devlet
vatandaşlığının iki yıl içinde kazanılması ve belgelenmesi aranmaktadır; bu
süre içinde vatandaşlık kazanılamazsa çıkma izin belgesi geçersiz
sayılmaktadır.
İzinle çıkma, diğer vatandaşlık kaybı hallerinden
nasıl ayrılır?
5901 sayılı Kanun kapsamında vatandaşlık, kaybettirme (m. 29),
vatandaşlığın iptali (m. 31), seçme hakkıyla ayrılma (m. 34) ve izinle çıkma
(m. 25-27) yollarıyla sona erebilmektedir. İzinle çıkma, kişinin iradesiyle
başlatılan ve idarenin onayına bağlı tutulması nedeniyle diğer hallerden
ayrılmaktadır. Kaybettirme ve iptal irade dışı gerçekleşen durumlara
ilişkinken, izinle çıkma bizzat kişinin talebi üzerine yürütülen bir
prosedürdür.
Çıkma izin belgesi ile çıkma belgesi arasındaki
fark nedir?
Çıkma izin belgesi, kişinin başvurusu üzerine İçişleri Bakanlığınca
düzenlenen ve iki yıl geçerlilik süresine sahip geçici bir belgedir; bu belge
tek başına vatandaşlık kaybına yol açmamaktadır. Çıkma belgesi ise kişinin
yabancı devlet vatandaşlığını kazandığını belgeleyen evrakı ibraz etmesi
üzerine düzenlenmekte ve bu belgenin imza karşılığı teslim alınmasıyla Türk
vatandaşlığı hukuken sona ermektedir. İki belge arasındaki bu ayrım,
vatandaşlık kaybının hangi andan itibaren hüküm ifade ettiği bakımından belirleyici
öneme sahiptir.
Mavi Kart kimlik numarası kaç hanelidir?
Doğumla Türk vatandaşı olup izinle çıkma yoluyla ayrılanlar çoğunlukla
mevcut on bir haneli T.C. kimlik numaralarını korumaktadır. Altsoy için ise 99
ile başlayan yabancı kimlik numarası tahsis edilmektedir.
Mavi kartlılar Türkiye’de mülk edinebilir mi?
Evet. Tapu Kanunu’nun 35’inci maddesindeki yabancılara özgü sınırlamalar
mavi kartlılar hakkında uygulanmamaktadır; miras yoluyla intikalde de Türk
vatandaşlarıyla aynı usul geçerliliğini korumaktadır.
Mavi kartlılar avukatlık yapabilir mi?
Evet. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün resmî görüşüne
göre 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’ndaki diğer koşulları sağlayan mavi kartlılar
avukatlık stajı yapabilmekte ve mesleği icra edebilmektedir.
Mavi kartlılar devlet memuru olabilir mi?
Hayır. Kadroya dayalı ve kamu hukuku rejimine tabi asli ve sürekli kamu
hizmeti, 5901 sayılı Kanun’un 28’inci maddesinde açıkça istisna tutulmaktadır.
Öte yandan kamu kurumlarında işçi, geçici personel veya sözleşmeli personel
olarak istihdam edilebilmektedir.
Çıkma izni almadan önce vergi borcu varsa ne
olur?
Mali tahdidin varlığı çıkma izninin verilmesine engel oluşturmaktadır.
Borcun tasfiyesi ya da yapılandırılması tamamlandıktan sonra yeniden başvuru
yapılabilmektedir.
Yurt dışı hizmet borçlanması yapıp emekli olmak
için Türkiye’ye kesin dönüş şart mıdır?
Emekli aylığı bağlanabilmesi için kesin dönüş koşulunun sağlanmış olması
gerekmektedir. Kesin dönüş; yurt dışındaki çalışmanın sona ermesini, ikamete
dayalı sosyal yardım veya işsizlik ödeneği alınmamasını ve Türkiye’de sigortalı
bir işe başlanmamış olmasını kapsamaktadır. Yurt dışında emekli maaşı alınması
tek başına kesin dönüş koşulunu olumsuz etkilememekte; ancak ticari faaliyet
yürütülmesi ya da işsizlik ödeneği alınması kesilmeye yol açabilmektedir.
Daha önce Türk vatandaşlığından çıkmış biri
yeniden Türk vatandaşı olabilir mi?
Evet. 5901 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesi uyarınca milli güvenlik bakımından engel bulunmayan kişiler, Türkiye’de ikamet süresine bakılmaksızın İçişleri Bakanlığı kararıyla yeniden Türk vatandaşlığına alınabilmektedir.
Vista Hukuk Bürosu Ankara Avukatlık Ofisi İletişim Bilgileri 📞 +90 312 911 69 59 | 📍 Kızılay, Çankaya / Ankara | 🌐 vistahukuk.com |
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olaylar için karar vermeden önce bir avukat görüşü alınması önerilir.

Yorumlar