Ana Sayfa Hakkımızda Hizmetlerimiz Duyurular İletişim Kariyer
Tüm Yazılara Dön
Genel20 Nisan 2026Av. Melih Mert TİFTİKÇİ13 dk okuma

Türk Vatandaşlığından İzinle Çıkma ve Mavi Kart

Hızlı Özet

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 25 ila 28’inci maddeleri, izinle çıkma kurumunu ve Mavi Kart statüsünü kapsamlı biçimde düzenlemektedir. İzinle çıkma; İçişleri Bakanlığı’nın kararına bağlı, kanunda öngörülen koşulların varlığı halinde başvurulabilen iradi bir vatandaşlık kaybı yoludur. Bu yolla vatandaşlığını kaybeden kişilere talepleri üzerine Mavi Kart düzenlenmekte; bu kart aracılığıyla kanunda sayılan istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam edilmektedir. Söz konusu haklar Türkiye’de ikamet, çalışma, taşınmaz edinme, miras ve sosyal güvenlik alanlarını kapsamaktadır. Altsoylar da üçüncü dereceye kadar bu statüden yararlanabilmektedir. Bu yazıda izinle çıkmanın yasal koşulları, başvuru usulü, Mavi Kart statüsünün kapsamı ve sağlanan haklar ile yurt dışı hizmet borçlanması mekanizması bütüncül biçimde ele alınmaktadır.


Yurt dışında ikamet eden vatandaşlarımızın bir bölümü, istihdam, eğitim veya sosyal katılım gibi çeşitli kişisel ve mesleki gerekçelerle bulundukları ülkenin vatandaşlığını kazanmak istemektedir. Bu süreçte ikamet ettikleri devletin iç hukuk düzenlemelerinin koşulladığı durumlarda söz konusu kişiler, doğumla kazanılmış Türk vatandaşlık bağını sona erdirmek zorunda kalabilmektedir. Hukuk sistemimiz bu gerçekliği göz önünde bulundurarak izinle çıkma kurumunu düzenlemiş; doğumla Türk vatandaşı olup bu yolla vatandaşlığını kaybedenlere yönelik özel bir statü oluşturulmuştur.

Mavi Kart statüsü, kanunda öngörülen istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanılmaya devam edilmesini mümkün kılmaktadır. Aşağıdaki bölümlerde izinle çıkmanın hukuki çerçevesi, Mavi Kart statüsünün kapsamı ve uygulamaya yönelik bilgiler güncel mevzuat ışığında ele alınmaktadır.

Türk Vatandaşlığından İzinle Çıkma nedir?

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 25 ila 28’inci maddelerinde düzenlenen izinle çıkma, doğumla Türk vatandaşı olan kişinin kendi iradesiyle İçişleri Bakanlığı’na başvurarak ve kanunda aranan koşulları sağlayarak Türk vatandaşlık bağını sona erdirmesine imkân tanıyan bir yoldur. İzinle çıkma; kaybettirme (TVK m. 29), vatandaşlığın iptali (TVK m. 31) ve seçme hakkıyla vatandaşlıktan ayrılma (TVK m. 34) gibi diğer vatandaşlık kaybı hallerinden ayrılmaktadır; izinle vatandaşlıktan çıkma yolunda kişinin talebi ve idarenin onayı birlikte sonuç doğurmaktadır.

Çıkma izni verilmesi tek başına vatandaşlık kaybını gerçekleştirmemektedir. Kişinin yabancı devlet vatandaşlığını fiilen kazanması ve bunu belgelemesi üzerine düzenlenen çıkma belgesiyle vatandaşlık bağı sona ermektedir. Bu çerçevede kanun, kişinin vatansız kalmasını önlemeye yönelik iki aşamalı bir süreç öngörmüştür.

İzinle çıkmanın şartları

5901 sayılı Kanun’un 25’inci maddesi uyarınca izinle çıkma başvurusunda bulunulabilmesi için dört koşulun birlikte sağlanmış olması aranmaktadır. İlk koşul erginlik ve ayırt etme gücüne sahip olmaktır. Küçükler, erginlik koşulunu karşılamadıklarından kural olarak kendi başlarına bu başvuruyu yapamazlar. İkinci koşul, yabancı bir devlet vatandaşlığının kazanılmış olması ya da kazanılacağına ilişkin inandırıcı belirtilerin bulunmasıdır. Bu koşul, vatansızlığın önlenmesi ilkesinin usul hukukuna yansımasıdır. Yabancı devlet makamınca düzenlenen vatandaşlığa alınma güvencesi belgesi uygulamada bu koşulun ispatında esas alınmaktadır.

Üçüncü koşul, kişinin herhangi bir suç veya askerlik hizmeti nedeniyle arananlar arasında bulunmamasıdır. Dördüncü koşul ise hakkında mali ya da cezai bir tahdidin mevcut olmamasıdır; vergi borcu, yurt dışı çıkış yasağı veya infazı bekleyen bir hapis cezası izin verilmesine engel oluşturabilmektedir. Sayılan dört koşulun birlikte gerçekleşmesi aranmakta; idare, bu koşulların varlığını re’sen araştırmakta ve gerektiğinde ilgili kurumlardan görüş almaktadır.

Başvuru süreci ve usul

İzinle çıkma başvurusuna ilişkin usul 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanun’un 37’nci maddesi ile Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in 42 ila 46’ncı maddelerinde düzenlenmiştir. Başvuru yurt içinde ikamet edilen yer valiliğine, yurt dışında ise Türk dış temsilciliklerine yapılmaktadır. Vatandaşlık kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak niteliği taşıdığından başvurunun bizzat ya da özel vekaletname ile yapılması zorunludur; posta yoluyla yapılan başvurular kabul edilmemektedir.

Başvuru dosyasında kimlik belgesi, yabancı devlet vatandaşlığının kazanıldığını ya da kazanılacağını kanıtlayan belge ile eş ve küçük çocuklara ilişkin muvafakatname (gerekiyorsa) yer almaktadır. Dosya önce il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğünce incelenmekte, ardından İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne iletilmektedir.

İçişleri Bakanlığı başvuruyu değerlendirir ve şartları taşıyan kişilere iki aşamalı bir belge sistemi uygular. Önce Çıkma İzin Belgesi verilir; bu belge iki yıl süreyle geçerlidir ve kişinin yabancı devlet vatandaşlığını bu süre içinde kazanması beklenir. Yabancı devlet vatandaşlığı kazanıldığı ispatlandığında Çıkma Belgesi düzenlenmekte ve vatandaşlık kaybı bu belgenin teslim alındığı tarihte hukuken gerçekleşmektedir. Çıkma izninin verilmesi süreç boyunca kişiyi Türk vatandaşı saymaya devam ettiğinden, henüz çıkma belgesi teslim edilmemiş iken kişinin her iki devletin vatandaşlığını birlikte taşıdığı kısa bir dönem oluşabilmektedir.

İzinle çıkma uygulamasının yaygınlaşmasında yabancı devletlerin tek vatandaşlık ilkesini benimsemiş olması belirleyici bir etken olmuştur. Bu devletlerin vatandaşlığını kazanmak isteyen Türk vatandaşları, söz konusu ülkelerin iç hukuk koşulları nedeniyle Türk vatandaşlık bağını sona erdirmek zorunda kalabilmektedir. Kanun koyucu bu gerçekliği göz önünde bulundurarak izinle çıkma kurumunu ve buna bağlı Mavi Kart statüsünü ihdas etmiştir.

İzinle çıkmanın hukuki sonuçları

Çıkma belgesinin teslim alınmasıyla birlikte Türk vatandaşlık bağı sona ermekte ve bir dizi hukuki sonuç kendiliğinden doğmaktadır. Nüfus aile kütüklerindeki kayıt kapatılmakta, kişi talep etmesi halinde Mavi Kartlılar Kütüğü’ne aktarılmaktadır. Vatandaşlık kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak niteliği taşıdığından, eşlerden birinin çıkması diğer eşin vatandaşlığını kural olarak etkilememektedir. 2019 yılında 7196 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle her iki ebeveynin birlikte izinle çıkması halinde çocuğun vatandaşlığının da kendiliğinden sona ereceğine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmıştır.

İzinle çıkmanın temel güvencelerinden biri, vatansızlık sonucu doğuracak hallerde iznin verilmemesidir. Kişi yabancı devlet vatandaşlığını kazanamamış ya da kazanılacağına ilişkin belge sunamamammışsa, Türk vatandaşlığı idare tarafından sona erdirilmemektedir. Bu güvence, 1961 tarihli Vatansızlığın Azaltılmasına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ile de uyum içindedir. Vatandaşlık bağının sona ermesi, ilgili kişinin Türkiye ile hukuki ilişkisini tümüyle kesmemekte; izinle çıkma yoluyla vatandaşlığını kaybedenlere Mavi Kart statüsü aracılığıyla özel ve ayrıcalıklı bir hukuki rejim tanınmaktadır.

Mavi Kart nedir ve kimlere verilir?

Mavi Kart, 5901 sayılı Kanun’un 28’inci maddesiyle düzenlenen özel statülü bir belgedir. Doğumla Türk vatandaşı olup izinle çıkma yoluyla vatandaşlığını kaybedenler ve üçüncü dereceye kadar olan altsoyları talepleri halinde bu belge aracılığıyla kayıt altına alınmakta ve maddede düzenlenen haklardan yararlanmaları sağlanmaktadır. Kart 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu kapsamında değerli kağıt niteliği taşımakta; yurt içinde belirlenen bedel üzerinden, yurt dışı temsilciliklerinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif alış kuru üzerinden yabancı para cinsinden tahsil edilmektedir.

2026 Mavi Kart Bedeli: 220 TL

210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu kapsamında belirlenen Mavi Kart bedeli 2025 yılı için 185 Türk lirası, 2026 yılı için 220 Türk lirasıdır. Başvuru yurt içinde ilçe nüfus müdürlüklerine, yurt dışında Türk dış temsilciliklerine şahsen yapılır. Başvuru dosyasında imzalı dilekçe, iki adet biyometrik fotoğraf, yabancı devlet kimlik belgesi veya pasaportu, çıkma belgesi (sistemde kayıtlı değilse) ve bedelin yatırıldığına dair dekont yer alır.

 

Mavi Kart başvurusu e-Devlet üzerinden yapılamamakla birlikte, kart sahipleri nüfus kayıt örneği, kimlik doğrulama, SGK ve tapu işlemleri başta olmak üzere pek çok kamu hizmetine e-Devlet Kapısı aracılığıyla erişebilmektedir. Kimlik numarası bakımından uygulamada iki farklı durum söz konusu olmaktadır: doğumla Türk vatandaşı olup izinle çıkma yoluyla ayrılanlar çoğunlukla mevcut on bir haneli T.C. kimlik numaralarını korunmaktadır, altsoy için ise 99 ile başlayan yabancı kimlik numarası tahsis edilmektedir. Bu ayrım sosyal güvenlik ve bankacılık işlemlerinde zaman zaman karışıklığa yol açabildiğinden ilgililerin dikkat etmesi önem taşımaktadır.

Mavi Kart sahiplerinin Türkiye’deki hakları

5901 sayılı Kanun’un 28’inci maddesi uyarınca mavi kartlılara, kanunda sayılan istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaları imkânı tanınmaktadır. Haklardan yararlanma kural; yararlanamama ise yalnızca kanunda açıkça sayılan haller için söz konusu olan istisnadır.

İkamet bakımından mavi kartlılar, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 20’nci maddesinin (f) bendi uyarınca ikamet izninden muaf tutulmaktadır; aynı Kanun’un 12’nci maddesinin (ç) bendi çerçevesinde Türkiye’ye vizesiz giriş yapılabilmektedir. Çalışma hakkı açısından 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu’nun 6’ncı maddesinin dördüncü fıkrası mavi kartlıları çalışma izninden muaf tutmaktadır; bu nedenle çalışma izni alınmaksızın Türkiye’de çalışılabilmektedir.

Taşınmaz edinme bakımından Tapu Kanunu’nun 35’inci maddesindeki yabancılara özgü sınırlamalar mavi kartlılar hakkında uygulanmamakta; miras yoluyla intikal işlemleri de Türk vatandaşlarıyla aynı usule tabi tutulmaktadır. Eğitim alanında yabancı öğrenci kontenjanından yararlanılabilmekte, sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış haklar saklı tutulmakta ve 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı hizmet borçlanmasından yararlanılabilmektedir. Kamu kurumlarında ise kadrolu memur statüsü dışında işçi, geçici personel veya sözleşmeli personel olarak istihdam edilebilmektedir.

Mesleki faaliyet bakımından özel kanunlardaki Türk vatandaşlığı koşulları, 5901 sayılı Kanun’un 28’inci maddesi kapsamında değerlendirilmekte; kadroya dayalı asli ve sürekli kamu hizmetleri bu değerlendirmenin dışında kalmaktadır. Konuya ilişkin örneklere bir sonraki başlık altında yer verilmektedir.

Mavi kartlıların yararlanamayacağı haklar

5901 sayılı Kanun’un 28’inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında dört kategoride istisna öngörülmektedir. Seçme ve seçilme hakkı mavi kartlılara tanınmamakta; oy kullanma ve seçimlerde aday olma mümkün bulunmamaktadır. Muafen araç veya ev eşyası ithal etme kolaylığı yalnızca Türk vatandaşlarına özgü olup mavi kartlılar bu imkândan yararlanamamaktadır. Askerlik hizmeti yükümlülüğü mavi kartlılar bakımından doğmamaktadır; bu durum bir hak kaybı değil, tersine bir yükümlülük muafiyeti niteliği taşımaktadır. Son olarak kadroya dayalı ve kamu hukuku rejimine tabi asli ve sürekli kamu hizmetinde bulunulamamaktadır; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu anlamında memur, 2802 sayılı Kanun anlamında hakim veya savcı meslek gruplarında çalışamamaktadır.

Mesleki faaliyet alanında belirleyici olan genel ilke şudur: özel kanunlardaki Türk vatandaşlığı koşulu, kadroya dayalı asli ve sürekli kamu hizmetleri dışında mavi kartlılar yönünden aranmamaktadır. Bu çerçevede avukatlık, eczacılık, mali müşavirlik ve arabuluculuk gibi meslekler izinle çıkma yoluyla vatandaşlığını kaybedenlerce icra edilebilmektedir; Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü avukatlık konusunda bu yönde açık görüş bildirmektedir. Buna karşılık noterlik, hakim ve savcılık gibi kamu hizmeti niteliği taşıyan meslekler bu kapsamın dışında kalmakta; söz konusu görevler mavi kartlılar tarafından üstlenilemez.

Yurt dışı hizmet borçlanması ve emeklilik

3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun, izinle çıkma yoluyla vatandaşlığını kaybedenleri doğrudan kapsam dahilinde saymaktadır. Bu düzenleme uyarınca 18 yaşın doldurulmasından sonra yurt dışında Türk vatandaşı olarak geçirilen sigortalılık süreleri, bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ve ev kadını olarak geçen süreler borçlanılabilmektedir. Borçlanılan süreler Türkiye’de geçmiş hizmet olarak değerlendirilmekte ve Türk mevzuatı kapsamında emeklilik hakkına esas oluşturmaktadır.

Borçlanma Taban Tutarı

Günlük borçlanma tutarı, 5510 sayılı Kanun’un 82’nci maddesindeki prime esas günlük kazanç alt sınırının yüzde 45’i üzerinden hesaplanır. Bu oran 2019 yılında 7186 sayılı Kanun ile yüzde 32’den yüzde 45’e çıkarılmıştır. Sigortalı dilerse bu tabanın yedi buçuk katına kadar üst sınırda da borçlanma yapabilir. Tahakkuk ettirilen borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödenmesi gerekir.


Kesin Dönüş Şartının İhlali

Kesin dönüş sonrasında yurt dışında yeniden çalışmaya başlanması, ticari faaliyet yürütülmesi veya ikamete dayalı sosyal yardım ya da işsizlik ödeneği alınması, bağlanmış emekli aylığının kesilmesine yol açabilmektedir. Aylığın kesilmesi, fazla ödenen tutarın yasal faiziyle geri istenmesi sonucunu da doğurabilmektedir

 

SGK’nın yurt dışı borçlanmasına ilişkin güncel uygulama genelgeleri, tahakkuk hesaplamaları ve ödeme koşulları bakımından belirleyici rehber niteliği taşımaktadır.

Yeniden vatandaşlığa alınma

5901 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesi uyarınca izinle çıkma yoluyla vatandaşlığını kaybetmiş olmak kalıcı bir engel teşkil etmemektedir. Milli güvenlik bakımından engel bulunmaması koşuluyla, ilgili kişiler Türkiye’de ikamet süresine bakılmaksızın İçişleri Bakanlığı kararıyla yeniden Türk vatandaşlığına alınabilmektedir. Başvuru yurt içinde valiliklere, yurt dışında Türk dış temsilciliklerine yapılmaktadır. Yeniden vatandaşlığa alınma kişi bakımından olduğu gibi, belirli koşulların varlığı halinde eş ve küçük çocuklar bakımından da talep edilebilmektedir.

Yeniden vatandaşlığa alınma yolunun pratik önemi, ilgili kişilerin yabancı devlet vatandaşlıklarını koruyup koruyamayacağı sorusuna bağlıdır.

Sonuç

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu, doğumla Türk vatandaşlığını kazanmış olup izinle çıkma yoluyla bu statüyü kaybeden kişiler ve altsoyları için kapsamlı bir koruma rejimi oluşturmaktadır. İzinle çıkma, katı usul kurallarına bağlı ve idarenin onayına tabi iradi bir vatandaşlık kaybı yoludur; çıkma belgesinin teslimi ile hukuken tamamlanmaktadır. Bu aşamadan itibaren Mavi Kart statüsü devreye girmekte ve kanunda sayılan istisnalar dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanma imkânı kesintisiz sürmektedir.

Mavi Kart, ikamet, çalışma, taşınmaz edinme, eğitim ve sosyal güvenlik alanlarında Türk vatandaşlarıyla büyük ölçüde eşit bir hukuki konum sağlamaktadır. 3201 sayılı Kanun kapsamındaki yurt dışı hizmet borçlanması mekanizması ise bu kişilerin yurt dışında geçirdikleri çalışma sürelerini Türkiye’deki emeklilik haklarına dönüştürebilmelerine imkân tanımaktadır. Yeniden vatandaşlığa alınma yolu da her zaman açık tutulmakta; milli güvenlik bakımından engel bulunmayan kişiler Türkiye’de ikamet süresine bakılmaksızın bu haktan yararlanabilmektedir.

Vatandaşlık, ikamet, çalışma, mülkiyet edinme, sosyal güvenlik ve kamu hizmetlerine erişim gibi pek çok alanda somut sonuçlar doğuran temel bir hukuki statüdür. Türk vatandaşlığından izinle çıkma, Mavi Kart başvurusu ya da yeniden vatandaşlığa alınma süreçleri; her somut olayın kendine özgü koşulları barındırması nedeniyle titizlikle değerlendirilmesi gereken hukuki işlemlerdir.

Sıkça sorulan sorular

İzinle çıkma başvurusu ne kadar sürede sonuçlanır?

İzinle çıkma başvurusu İçişleri Bakanlığınca incelenmekte; dosyanın eksiksizliğine ve başvuru yoğunluğuna bağlı olarak süreç birkaç aydan bir yıla kadar uzayabilmektedir. Çıkma izin belgesi düzenlendikten sonra yabancı devlet vatandaşlığının iki yıl içinde kazanılması ve belgelenmesi aranmaktadır; bu süre içinde vatandaşlık kazanılamazsa çıkma izin belgesi geçersiz sayılmaktadır.

İzinle çıkma, diğer vatandaşlık kaybı hallerinden nasıl ayrılır?

5901 sayılı Kanun kapsamında vatandaşlık, kaybettirme (m. 29), vatandaşlığın iptali (m. 31), seçme hakkıyla ayrılma (m. 34) ve izinle çıkma (m. 25-27) yollarıyla sona erebilmektedir. İzinle çıkma, kişinin iradesiyle başlatılan ve idarenin onayına bağlı tutulması nedeniyle diğer hallerden ayrılmaktadır. Kaybettirme ve iptal irade dışı gerçekleşen durumlara ilişkinken, izinle çıkma bizzat kişinin talebi üzerine yürütülen bir prosedürdür.

Çıkma izin belgesi ile çıkma belgesi arasındaki fark nedir?

Çıkma izin belgesi, kişinin başvurusu üzerine İçişleri Bakanlığınca düzenlenen ve iki yıl geçerlilik süresine sahip geçici bir belgedir; bu belge tek başına vatandaşlık kaybına yol açmamaktadır. Çıkma belgesi ise kişinin yabancı devlet vatandaşlığını kazandığını belgeleyen evrakı ibraz etmesi üzerine düzenlenmekte ve bu belgenin imza karşılığı teslim alınmasıyla Türk vatandaşlığı hukuken sona ermektedir. İki belge arasındaki bu ayrım, vatandaşlık kaybının hangi andan itibaren hüküm ifade ettiği bakımından belirleyici öneme sahiptir.

Mavi Kart kimlik numarası kaç hanelidir?

Doğumla Türk vatandaşı olup izinle çıkma yoluyla ayrılanlar çoğunlukla mevcut on bir haneli T.C. kimlik numaralarını korumaktadır. Altsoy için ise 99 ile başlayan yabancı kimlik numarası tahsis edilmektedir.

Mavi kartlılar Türkiye’de mülk edinebilir mi?

Evet. Tapu Kanunu’nun 35’inci maddesindeki yabancılara özgü sınırlamalar mavi kartlılar hakkında uygulanmamaktadır; miras yoluyla intikalde de Türk vatandaşlarıyla aynı usul geçerliliğini korumaktadır.

Mavi kartlılar avukatlık yapabilir mi?

Evet. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün resmî görüşüne göre 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’ndaki diğer koşulları sağlayan mavi kartlılar avukatlık stajı yapabilmekte ve mesleği icra edebilmektedir.

Mavi kartlılar devlet memuru olabilir mi?

Hayır. Kadroya dayalı ve kamu hukuku rejimine tabi asli ve sürekli kamu hizmeti, 5901 sayılı Kanun’un 28’inci maddesinde açıkça istisna tutulmaktadır. Öte yandan kamu kurumlarında işçi, geçici personel veya sözleşmeli personel olarak istihdam edilebilmektedir.

Çıkma izni almadan önce vergi borcu varsa ne olur?

Mali tahdidin varlığı çıkma izninin verilmesine engel oluşturmaktadır. Borcun tasfiyesi ya da yapılandırılması tamamlandıktan sonra yeniden başvuru yapılabilmektedir.

Yurt dışı hizmet borçlanması yapıp emekli olmak için Türkiye’ye kesin dönüş şart mıdır?

Emekli aylığı bağlanabilmesi için kesin dönüş koşulunun sağlanmış olması gerekmektedir. Kesin dönüş; yurt dışındaki çalışmanın sona ermesini, ikamete dayalı sosyal yardım veya işsizlik ödeneği alınmamasını ve Türkiye’de sigortalı bir işe başlanmamış olmasını kapsamaktadır. Yurt dışında emekli maaşı alınması tek başına kesin dönüş koşulunu olumsuz etkilememekte; ancak ticari faaliyet yürütülmesi ya da işsizlik ödeneği alınması kesilmeye yol açabilmektedir.

Daha önce Türk vatandaşlığından çıkmış biri yeniden Türk vatandaşı olabilir mi?

Evet. 5901 sayılı Kanun’un 13’üncü maddesi uyarınca milli güvenlik bakımından engel bulunmayan kişiler, Türkiye’de ikamet süresine bakılmaksızın İçişleri Bakanlığı kararıyla yeniden Türk vatandaşlığına alınabilmektedir.

Vista Hukuk Bürosu

Ankara Avukatlık Ofisi İletişim Bilgileri

📞 +90 312 911 69 59   |   📍 Kızılay, Çankaya / Ankara   |   🌐 vistahukuk.com

 

Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olaylar için karar vermeden önce bir avukat görüşü alınması önerilir.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor...